Blog · Nisan 7, 2021

Psikolojik rahatsızlıklara kesin çözüm; Yazı terapisi

0
(0)

Üzerinizde duygusal yük oluşturan olaylar bir süre sonra zihinsel ve fiziksel sağlığınızı riskli durumlara sürükleyebilir. Fakat buna karşı bir panzehir var: Yazmak…

Acını yazıya dök ve kurtul

Kalemi kağıda koymanın ya da parmakları klavyeye uzatmanın iyileştirici bir gücü olacağı kimin aklına gelirdi?

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, yazmanın zor günler geçiren insanlar için tutunacak bir dal olduğunu söylüyor.

Yazarak dışa vurun

“Bütün sıkıntıların, içe atılan, ifade edilmeyen duyguların bir şekilde dışavurumu şart… 

Duygularla yüzleşmenin ve olumsuz duyguları zayıflatmanın en kestirme yolu, onları bir şekilde ifade etmek. 

Mesela kötü bir evliliği son erdirmeye karar vermişsiniz diyelim. 

Bu kararı almak, uygulamaya sokmak ve sonrasındaki geçiş dönemi oldukça stresli, gerilimli bir süreç yaşatabilir. 

Geçici bir stres, gerilim olsa da, sağlığınız için risk oluşturabilir.

İçeride dönüp duran duyguları ifade etmek, dışa vurmak gerektiğini her zaman söylüyoruz ve fakat bunun etkili yollarından biri de yazmak… 

Bu endişe ve korkuları anlatı yazılarıyla dışa vurmak, uzun vadeli zararları önlemeye bir terapist kadar yardımcı olabilir.

Eğer bir şey kafanızda kalırsa ve bunu tekrar etmeye devam edersiniz, kendinizi yiyip bitirirsiniz. 

Ama kalemi sayfaya koyduğunuz zaman içinizdeki kemirgenlik yok olacaktır.

Günde en az 15-20 dakika yazın

Düşüncelerinizi kağıda dökmek, duygularınızı kontrol etmenize yardımcı olur. 

Yazdıkça içinizi kemirip giden şeyler dağılır. 

Günde en az 15-20 dakika yazmalısınız. 

Yazdıkça daha az endişeli ve daha az depresif hissettiğinizi fark edeceksiniz.

Karar vermenize yardımcı oluyor

Bütün bu birbirinden ayrı bilgi parçalarını ele alıyorsunuz ve bir araya getiriyorsunuz. 

Bu anlatı, bu deneyimin sizin için ne ifade ettiğini anlamanıza yardımcı oluyor. 

Yazdıkça zihniniz sakinleşiyor, gevşeme etkisi yapıyor. 

Hikaye anlatmanın büyüsü, yaşananlar hakkında bir karar vermenize yardımcı oluyor. 

Somut olarak yazıya dönüştürmek, soruna karşı sizi aktif bir pozisyona sokuyor.

Yazmak, kalbe ve karaciğere iyi geliyor

Ayrıca bağışıklık sisteminizin de çok daha güçlü olduğunu göreceksiniz. 

Yazı yazmanın vücutta yarattığı değişikler araştırılmış ve karaciğerin daha iyi fonksiyonlar göstermesine kadar çeşitli faydalar bulunmuştur. 

Bu araştırmalar, ayrılıktan sonra kendi hikayenizi anlamlı ve yaratıcı bir şekilde yazmanın kardiyovasküler sisteminizin daha iyi çalıştıracağını gösteriyor.” 

Terapötik yazı nasıl yazılmalı?

– Sinir, hazmedememe, üzüntü gibi olumsuz duygular, savurup atamayacağınız bir yüke dönüşmeye başlamışsa elinize kalemi kağıdı almalısınız.

– En az 15 dakika yazmalısınız, bunun için zaman ayırın.

– Gün içinde içinizde yükselen duyguları da olabildiğince eşzamanlı yazabilirsiniz. Vaktiniz yoksa, içinizden geçenleri, kafanızda dönüp duran düşünceleri, hissettiklerinizi ilk fırsatta yazıya dökmelisiniz.

– Duyguları yazmalısınız; bir olaya bağlı ise elbette olayı da anlatırsınız, fakat sıkıntıyı nasıl hissediyorsanız onları mutlaka yazmalısınız.

– Edebi bir üslup olması gerekmiyor, kopuk da olsa, basit cümleler de olsa yeterli, içinizden geldiği gibi yazın.

– Kendinize sansür uygulamayın, hiç durmadan en az 15 dakika sorunla ilgili bütün hisleri, çağrışımları yazın.

– Yazdıklarınızı terapistinizle paylaşabilirsiniz. Yoksa sorun değil. 4-5 gün sonra ilk yazdıklarınızla o anki durumunuzu kıyasladığınızda daha iyi bir duygusal durumda olduğunuzu gözlemleyebilirsiniz.

Bu dökmeye puan verin!

Puan vermek için yıldıza tıklayın.

Ortalama puan: 0 / 5. Toplam puan: 0

Henüz puanlanmamış! İlk puanı siz verin.

Bu dökmeyi paylaşın